1

Böbrek Kanseri

Kategori : Böbrek Hastalıkları 10-03-2010 22:46

Böbrekler vucudumuzun her iki yanında, karın arka bölgesinde bulunan ve kanı süzme görevi yapan organlarımızdır.

bobrek1

Böbrek kanserleri böbreğin idrarı üreten kısmının (parankim) kanserleri ve idrarın toplandığı havuzcuktan (toplayıcı sistem) kaynaklanan kanserler olarak ikiye ayrılabilir. Burada öncelikle parankim kanserlerinden daha sonra da toplayıcı sistem kanserlerinden bahsedilecektir.

bobrek3

Böbrek parankim kanserleri yetişkin kanserlerinin yaklaşık %3ünü oluşturur. Erkek kadın oranı 2:1dir ve sıklıkla 50-60 yaşlarında görülür. Doğuştan olan bazı böbrek hastalıkları (at nalı böbrek, polikistik böbrek hastalığı gibi) ve bazı sistemik hastalıkları (von Hippel-Lindau sendromu gibi ) olanlarda böbrek kanserinin daha sık görüldüğü bilinmektedir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda da daha sık görüldüğü bildirilmektedir. Sigara kullanımının böbrek kanseri oluşumunu arttırdığı kesin olarak kanıtlanmıştır. Ayrıca ağrı kesicilerin aşırı kullanılmasının da böbrek parankim kanseri oluşumu riskini arttırdığı bildirilmektedir.
bobrek4

TANI
Böbrek parankim kanseri tanısında klasik üçlü olarak bilinen idrarda gözle görülür kanama, yan ağrısı ve ele gelen kitle hastaların ancak %10-15inde görülür. Birçok vaka herhangi bir nedenle yapılan görüntüleme sırasında tesadüfen saptanmaktadır.

 

Hastaların az bir bölümü de metastaza bağlı yakınmalar nedeni ile başvurup (örneğin akciğer metastazında öksürük nefes darlığı, kemik metastazında kemik ağrısı veya kırık oluşması) bu şekilde de tanı konabilmektedir. Görüntüleme yöntemlerinin yaygın olarak kullanımı ile raslantısal tanı konulan böbrek kanserlerinin oranı giderek artmaktadır. Günümüzde böbrek kanserlerinin 3/4 ünün raslantısal olarak teşhis edildiği bildirilmektedir. Bu oranın artması ultrasonografinin check up programlarında yaygın olarak kullanılmasına bağlıdır. Bu nedenle erken tanı konulan hastaların oranında da artış olmaktadır. Karın ultrasonografisinde böbrekte solid kitle görülmesi böbrek parankim kanserini düşündürmelidir. Ön tanı konulan hastaların bilgisayarlı tomografi ( CT ) veya manyetik rezonans ( MRI ) gibi daha ileri görüntüleme yöntemleriyle daha ileri düzeyde değerlendirmeleri mutlaka yapılmalıdır.
bobrek5

Böbrek kanserleri en çok akciğere metastaz yapabilir. Daha az sıklıkla karaciğer, kemikler, böbrek üstü bezi, beyin ve lenf düğümlerine yayılabilir. Tümör çapı büyüdükçe, metastaz yapma riski de artmaktadır. Hekim gerekli gördüğü takdirde akciğer grafileri, kemik sintigrafisi, pozitron emisyon tomografisi gibi incelemeler yapılmalıdır.

BÖBREK PARENKİM KANSERLERİNİN TEDAVİSİ :

Böbrek parankim kanserinin primer tedavisi, tümörün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Tümörün büyüklüğüne ve lokalizasyonuna  göre etrafındaki yağ dokusu, gereğinde böbrek üstü bezi  ile birlikte böbreğin tamamen çıkartılması (radikal nefrektomi) en seçkin tedavi yöntemidir. Yıllardır geleneksel açık cerrahi ile yapılan bu ameliyatlar, günümüzde standart laparoskopik veya robotik laparoskopik  yöntemle ile yapılabilmektedir *. Bu yöntemde hastadaki yara izi açık cerrahiye oranla çok daha küçük olmakta, kan kaybı çok az olmakta ve hastalar ameliyat sonrası günlük normal yaşamlarına daha çabuk kavuşmaktadırlar. Böbrekteki tümörün çapı 4 cm veya daha küçük ise sadece tümörlü bölümün alınması yeterlidir ( parsiyel nefrektomi-nefron koruyucu cerrahi ). Normal böbrek dokusunun korunarak tümörlü bölümün alınması geleneksel açık cerrahi ile yapılabileceği gibi standart laparoskopik veya robotik  laparoskopik yolla da yapılabilmektedir **. Tümörün çok büyük olması, böbrek toplardamarında tümör trombüsünün olması gibi durumlarda geleneksel açık radikal nefrektomi uygulanmalıdır.
bobrek6

Böbrek parankim kanseri tedavisinde kemoterapi ve radyoterapinin yeri çok sınırlıdır. Kemoterapiye oldukça dirençli bu tümör için yeni ajanlar geliştirilmekte ve klinik kullanıma sunulmaktadır. Radyoterapi ise ancak metastatik lezyonların tedavisinde (kemik, beyin) faydalı olmaktadır.

* Ülkemizde dökümante edilen böbrek kanseri tedavisinde ilk laparoskopik radikal nefrektomi ameliyatı, Prof.Dr.Ali Rıza Kural ve ekibi tarafından Temmuz 2002de Gayrettepe Florence Nightingale hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Günümüze dek Prof. Kural ve ekibi, bu yöntemi 100ü aşkın hastaya başarıyla uygulamıştır.

** Ülkemizde da Vinci robotu ile ilk parsiyel nefrektomi ameliyatı, 2008de Gayrettepe Florence Nightingale Robotik Cerrahi Merkezinde, robotik teknolojinin en gelişmiş versiyonu olan Da Vinci S HD ile Prof.Dr.Ali Rıza Kural ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir.

BÖBREK TOPLAYICI SİSTEM KANSERİ : Pelvis Renalis Tümörü

Böbrek toplayıcı sistem kanseri ender görülmektedir. Pelvis renalis ve üreter tümörü olarak bilinen toplayıcı sistem kanserleri mesane kanserleri ile benzer histolokik yapıdadırlar. Sigara içilmesi ve bazı kimyasal maddeler maruz kalmanın böbrek toplayıcı sistem kanseri oluşumu için risk oluşturduğu bilinmektedir.

Hastaların çoğu idrarda kanama farkeder. Bazen bu kanama pıhtılarla birlikte olabilir. Yan ağrısı, bulantı ve kusma sık olmayan semptomlardır. Bu tümörlerin tanısı oldukça güçtür. Böbrek toplayıcı sistem kanseri şüphesi oluşan hastalarda bilgisayarlı tomografi ( CT ) veya manyetik rezonans ( MRI ) görüntüleme tanıya yardımcı olabilir.. Ancak bazen tanıyı koymak için fleksibl üreteroskop ile idrar yolundan girerek böbreğe ulaşmak ve tümörden biopsi almak gibi bir yöntem de gerekebilmektedir. Küçük tümörlerde bu yöntemle tümörü lazerle tedavi etmek de mümkündür.

Böbreğin toplayıcı sistem kanserlerinin ideal tedavisi böbrekle birlikte üreter kanalının, bu kanalın idrar torbasına girdiği bölümün civarındaki normal dokuyu da kapsayacak şekilde cerrahi olarak çıkartılmasıdır. Yıllardır geleneksel açık cerrahi ile yapılan bu ameliyatlarda böbreği ve üreter kanalı alt bölümü çıkartmak için 2 ayrı kesi uygulanmaktaydı. Günümüzde ise laparoskopik olarak da yapılabilen bu ameliyatta hastada sadece böbrek ve diğer dokuların çıkartıldığı 7 cm. lik bir yara izi kalmaktadır. Klinik çalışmalar, laparoskopi yönteminin bu tip kanserlerde güvenle uygulanabileceğini göstermektedir. Ekibimizin deneyimleri de bu doğrultudadır ve şimdiye dek 25 hasta bu yöntemle ameliyat edilmiş ve iyi sonuçlar elde edilmiştir.

Böbreğin toplayıcı sistemi, yani pelvis renalis ve üreter tümörü nedeniyle ameliyat uygulanan hastaların idrar keseleri tümör gelişme riski olduğundan gerek ameliyat sırasında gerekse ameliyat sonrası belirli aralıklarla sürekli kontrol edilmelidir.

    Böbrek Hastalıkları hakkında

    İSİMSİZ

    NE DEMEK İSTEDİNİZ????

    19-10-2010 09:31

      Böbrek Hastalıkları hakkında

      arıf can

      1.5 yasındakı kızımın böbreginde kitle bulundu

       

      11-05-2012 18:17

        Böbrek Hastalıkları hakkında

        ipek

        gerçekten mi yanii

        10-03-2014 14:18
          Gelişmiş editor için Javascript açık olmalıdır
          Böbrek Taşları © 2010
          Böbrek Taşları ile ilgili tüm dökümanlar